29 Mayıs 2012 Salı

İngiltere notlari gun #4 12 Kasım 2011



Yine güne kahvaltı ile başladım. Metroya doğru yürüdüm. Osterley istasyonuna geldiğimde beni pekte hoş olmayan bir sürpriz bekliyordu. Günlerden cumartesi, istasyona geldiğimde baktım geçiş kapalı. Görevliye sordum ve haftasonu hattın kapalı olacağını söyledi. Bu süre zarfında ulaşım ealing common istasyonuna kadar rail replacement dedikleri otobüsler ile sağlanacak. Piccadilly line diye adlandırılan benim kullandığım hat acton town isimli istasyonda çatallanıyor. Bir hat heatrow havaalanına gidiyor ki ben bu hattı kullanıyorum. Diğeri ise uxbridge istasyonuna kadar gidiyor. Şimdi benim olduğum hat kapalı. Acton town istasyonundan 1 durak sonra olan ealing common dan sonrası otobüsle olacak. Aktarmayı sağlayacak otobüs geldi bindik. Başladı yol almaya. Nerdeyse yarım saat sürdü common ealing e ulaşmamız. Onun üzerinde yarım saat daha yolculuk ile bugünkü programımın bağlangıcı olan piccadilly circus a vardım. Burası filmlerde ve resimlerde çokça görülen bir yer. Özellikle meydana bakan bir binadaki tdk ve sanyo reklamının olduğu yer resimlerde görünür hep. Şimdi sanırım sanyo anlaşma yapmadığı için yok. Tdk ve Hyundai reklamı dönüp duruyor. Bu arada Hyundai reklamı ile birçok yerde karşılaştım. Gazetelerde kesin oluyor.
Meydanda biraz oturup bakındıktan sonra başladım yürümeye. Rotam royal house of academy  sonra green parkın köşesinden dönüp yine buckingam palace. Burada tekrar durup Victoria memorial ve sarayı izliyorum. Keyifli geliyor bana burada olmak, öylece ortamı ve insanları izlemek. Bisiklet turu yapan bir grupla karşılaşıyorum. Rehber eşliğinde bisikletlerle tura katılıyorsunuz. Belli başlı yerlerde duruyorsunuz ve rehber başlıyor anlatmaya. Yola devam ediyorum ve pall mall isimli caddeye doğru dönüyorum. Burada St James's Palace ve güzel tarihi binalar var. Genelllikle binalar yüksek. Çok katlı değil kesinlikle ama yüksek ihtişamlı yapılmış. İngiltere için hayatını kaybeden askerler için yapılan etkinliklerden bahsetmiştim. Burada yürürken geçit törenine denk geliyorum. Bir grup asker bando eşliğinde gelip geçiyor bende resimlerini çekiyorum. Sonraki durağım st james square garden. Burada resim çektikten sonra Trafalgar square a doğru yol alıyorum.
Bu arada bir uygulamadan bahsedeceğim. Şehrin merkezi yerlerinde bisikletler var. Bu bisikletleri kiralayıp gezebiliyorsunuz. Güzel bir uygulama. İlk yarım saat ücretsiz. 1 saat 1 pound. 3 saat 15 pound diye gidiyor. Şehirde 400 noktada bu bisikletler mevcut. Alıp kullandıktan sonra bu 400 noktadan istediğiniz birine bisikleti bırakabiliyorsunuz. Kredi kartı ya da oyster kart ile ödeme yapılabiliyor. Çok güzel bir uygulama. Ben özellikler trafikten çekindiğim için kiralamadım. Çünkü yürürken bile arabanın ne taraftan geleceği konusunda tereddüt yaşıyorum sürekli. Bisiklet sürme konusunda cesaret edemedim.
 Trafalgar square güzel bir meydan. Ama ne yalan söyleyeyim resimlerde daha geniş görünüyordu. Meydanın en güzel yerinde The national gallery var. Ücretsiz olarak girip gezebiliyorsunuz. Adındanda anlaşılacağı üzere resim galerisi. Girdim ve biraz dolaştım. İçerisindeki dükkandan hediyelik magnet aldım. Meydana dönecek olursak ortasında aslan heykelleri, olimpiyatlar için geri sayım sayacı, Nelson column var. Ayrıca tüm meydanlarda olduğu gibi burada da sokak şovmenleri, çalgıcılar felan var.
Sonraki durağım covent garden. Burası hediyelik eşya vb dükkânların bulunduğu kapalı bir çarşı. Ama çevresi çok kalabalık. Çarşının içi de insan kaynıyor. Girdim kısa bir tur attım ama o kadar kalabalık ortam beni sıktı ve attım kendimi dışarı tekrar. Bunun öncesinde gelirken yolum üzerinde royal opera house varki inanılmaz güzellikte. Burada bir opera izlemeyi çok isterdim. Ne yazıkki hem planlamadığım için hem de fiyatların gerçekten yüksek olması bunda etken.
Yürümeye devam ve şimdi gezeceğim yer British musem. İhtişamlı ve çok güzel bir müze. Çağlara göre sınıflandırma yapmışlar. Antik Türkiye diye bir bölüm var. Bizim memleketin eserleri burada sergileniyor. Zannetmiyorum ki izin alınarak getirilmiş olsunlar buraya. Üzücü. Bu bölümün varlığından haberdar idim. Ama beklediğim kadar çok fazla eser yok. Bu beni için bir nebze de olsa memnun etti. Çünkü daha fazla olmasından korkuyordum eser sayısının.
            Hava karardı ve ben serbest dolaşıyorum sonra karnımı doyurduktan sonra otele doğru yol alıyorum. Otobüs aktarması da yapacağım için ulaşım biraz fazla zaman alıyor. Eklemeden geçemeyeceğim. Bu ek otobüs aktarmaları için duraklarda mavi ceket giymiş görevliler var. sürekli bilgilendirme sağlıyorlar ve yardım ediyorlar. Gerçekten güzel bir uygulama. Yabancı olmama rağmen bu sayede hiç sıkıntı çekmedim.
Bu günlük yazacağım şeyler bu kadar. Yine yorulmuş ama mutlu bir halde uykuya dalıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder